İAS 2008 - Türkiye İstatistik Kurumu Başkan Vekili Sayın A. Ömer TOPRAK’ın Açılış Konuşması

Sayın Başbakan Yardımcım,
Sayın Yükseköğretim Kurulu Başkanım,
Kamu Kurumlarının ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Değerli Temsilcileri,
Kıymetli Akademisyenler,
Basın Mensupları,
Bu salonda ve bölge müdürlüklerimizde sempozyumu izleyen değerli katılımcılar ve kıymetli çalışma arkadaşlarım,

Kurumumuzun ev sahipliğinde, 17’ncisini gerçekleştireceğimiz İstatistik Araştırma Sempozyumuna hoş geldiniz.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de her düzeydeki karar alıcıların ve araştırmacıların zamanlı ve doğru bilgiye ihtiyacı vardır ve bu, doğru kararlar alabilmek ve alınan kararların etkinliğini ölçmek açısından son derece önemlidir.

Bu açıdan istatistiki bilginin güvenilirliği ve doğruluğu ile ilgili bir noktayı vurgulamak istiyorum: İstatistiki bilgiler ve sonuçlar “bence” veya “sence” değildir, olamazlar da. İstatistik bilimi tam da bu şekildeki subjektif değerlendirmelerden arınma çabası olarak doğmuştur. Bunun için sınıflamalar ve metodolojiler geliştirilmiş, matematiksel teorilerin ışığında istatistiksel varsayımlar oluşturulmuştur.

Bugün dünyada gerçeğin ölçümlenmesinde en güvenilir yöntemler istatistik yöntemleridir. Ayrıca, uluslararası karşılaştırılabilirliğin sağlanması için her istatistik üretme çabası uluslararası kabul görmüş sınıflama ve bilimsel yöntemlere dayalı olarak yürütülmek durumundadır.

Uluslararası standartta ve karşılaştırılabilir istatistik üretimi amacıyla 1926 yılında Merkezi İstatistik Dairesi adı ile kurulan kurumumuz, Osmanlı döneminde 1389 yılında Defterhane’nin kuruluşu ile başlayan serüveninde edindiği büyük bilgi birikimi ile ülkemizin bilgi yöneticisi olma iddiasına sahiptir.

Bu çerçevede, ülkemizdeki resmi istatistik üretimi ve diğer kurum ve kuruluşlar tarafından yürütülen resmi istatistik faaliyetlerinin koordinasyonundan Türkiye İstatistik Kurumu sorumludur.

Bu önemli görevi yerine getiren Kurumumuz zaman içinde bir çok yapısal değişiklik geçirmiştir. Bu anlamda 2005 yılı hem Kurumumuz açısından hem de ulusal alanda yapılan istatistik çalışmaları için önemli bir dönüm noktası olmuştur.

Çünkü, 2005 yılında ülkemizde istatistik alanında temel kanun olan 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu çıkarılmıştır. Bu kanun sadece Türkiye İstatistik Kurumu’nun yeni yapısını belirlememiş, aynı zamanda Türkiye istatistik sistemine de çok büyük yenilikler getirmiştir.

Bu yenilik ve değişimlerden en önemlisi Resmi İstatistik Programı’dır. Resmi İstatistik Programı, ülkenin ekonomi, sosyal, demografi, kültür, çevre, bilim, teknoloji ve ihtiyaç duyduğu diğer alanlardaki durumunun tespit edilmesi ve izlenmesi için gereken istatistiklerin hangi kurum tarafından, hangi yöntemle, ne zaman üretileceği konularını kapsamaktadır.

Resmi İstatistik Programının yanı sıra kullanıcılar için bir diğer önemli konu da Ulusal Veri Yayımlama Takvimi’dir.

Resmi istatistiklerin  hangi kurum tarafından, ne zaman ve ne şekilde yayımlanacağını gösteren Ulusal Veri Yayımlama Takvimi, Kurumumuz tarafından her yılın başında kamuoyuna açıklanmakta ve ilgili kurumların web sayfalarında da yayımlanmaktadır.

Resmi İstatistik Programı ve Ulusal Veri Yayımlama Takviminin başlıca amacı ülkedeki istatistik faaliyetlerini tek bir çatı altından koordine etmek, hangi konudaki resmi istatistiği hangi kurumun üreteceğini belirlemek ve bu suretle resmi istatistiklerde mükerrerliği önlemek ve gereksiz bilgi kirliliğini ortadan kaldırmaktır.

Kısacası, resmi istatistikler konusunda kamu otoriteleri arasında görev dağılımı yapılmaktadır.

Sayın Başbakan Yardımcım, Değerli Misafirler,

Kamuda veriye olan güvenin sağlanması için gerekenler titizlikle yapılırken, son dönemde başka bazı kişi ve kuruluşlarca resmi istatistiklere alternatifler üretilmekte ve bu durum kamuoyunda kafa karışıklığına ve bilgi kirlililiğine neden olmaktadır.

Bu çalışmalar, bizim yaptığımız araştırmalarla olan metodoloji farklılıkları dile getirilerek yapıldığı takdirde bir sorun yoktur. Ancak, metodolojik farklılığa ve kapsama değinilmeden ve üstelik zaman zaman TÜİK verileri kendi sonuçları ile uyumlu olmadığında kurumu çok ağır bir şekilde itham eden durumlarla karşılaşıyoruz ki, bu son derece üzüntü vericidir.

Halbuki, Türkiye İstatistik Kurumu, bugün ülkemizde yapılan istatistik çalışmalarının en kapsamlılarını yapmakta, ham verileri değerlendirirken istatistik bilimi ve uluslararası istatistik otoriteleri tarafından kabul görmüş sınıflama ve metodolojileri kullanmaktadır. Üstelik, bütün bu metodolojik konular şeffaf biçimde tüm halkımızla paylaşılmaktadır.

Bu doğrultuda başlattığımız İstatistik Okur-Yazarlığı Programı kapsamında Kurumumuz tarafından üretilen resmi istatistikler ile ilgili merak edilen, tartışılan, eleştirilen hususlarla, en çok sorulan sorulara ilişkin konuların ele alındığı Sorularla Resmi İstatistikler Dizisi yayınlanmaktadır.

Ayrıca, Kurumumuz tarafından üretilen ve yayımlanan veri ve bilgileri öncelikle yorumlayan ve kamuoyuna aktaran basın mensuplarına yönelik bilgilendirme seminerleri de her ay başka bir konuda yapılmaktadır.

Bunların yanı sıra bütün araştırmalarımızın metodolojisi ve meta verisine web sitemizden ve ilgili yayınlarımızdan kolayca ulaşılabilmektedir.

Sayın Başbakan Yardımcım, Değerli Misafirler,

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin Kurumumuzdaki yansımalarından da kısaca bahsetmek istiyorum.

2000’li yıllarda, en büyük zenginliğin bilgi olduğu hepimizin malumudur. Bilgi toplumu söylemlerinin daha sık yapıldığı günümüzde, elektronik araçların gün geçtikçe artan kapasiteleri sayesinde mevcut pek çok bilgi ölçülebilir hale gelmiş ve sayısal ortamlarda tutulan bilgi büyüklüğü inanılmaz boyutlara ulaşmıştır.

 

Üretilen resmi istatistiklerle Türkiye’nin gelişim sürecini en geniş boyutlarıyla yansıtmaya çalışan Kurumumuz da, uluslararası platformlarda, zamanında ve kaliteli istatistiksel bilgi üretebilmek için mevcut bilişim teknolojisini sürekli yenilemekte ve en son gelişmeleri yakından takip etmektedir.

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve özellikle internet, bilginin üretilmesi, depolanması, işlenmesi, iletilmesi, bütünleştirilmesi ve kullanımında yeni olanaklar sağlamaktadır.

Elektronik dünyadaki gelişmelerin yol açtığı bütün olumlu gelişmeler kaliteli ve zamanlı istatistik üretimi açısından sevindiricidir. Ancak, özellikle internet ve diğer iletişim araçlarının inanılmaz boyutlarda kullanılması bilgi kirliliğini de beraberinde getirmektedir.

Bu durumda, istatistik kurumları, bilgi ve veri kirliliğinin önlenmesinde de önemli görevler üstlenmeye başlamışlardır. Resmi istatistikler tüm kullanıcılar için temel referanslar olarak işlev görmektedir.

Sayın Başbakan Yardımcım, Değerli Misafirler,

Bilgi ekonomisine geçişte eğitimden sağlığa kadar her alanda bilişim teknolojilerini kullanarak insan kaynaklarının geliştirilmesi ve hizmet içi eğitim öncelikle önem taşımaktadır.

Bu sebeple, Türkiye İstatistik Kurumu merkez ve bölge müdürlükleri arasında güçlü bir iletişim ağı kurulmuştur.

“e-öğrenme” olarak tanımlanan, internet üzerinden sunulan web tabanlı, interaktif bir  eğitim sistemi ile personelimizin, görev yerlerinden eğitimin verildiği yere fiziksel olarak gelmesine gerek kalmadan, uzmanlık alan eğitimleri, anket çalışmaları eğitimi, aday memurların temel eğitimleri ve bilgisayar yazılım eğitimleri gerçekleştirilmektedir.

Bunun yanı sıra video-konferans sistemi de bugün olduğu gibi, gerektiğinde kullanılmaktadır. Takdir edersiniz ki, bu yöntemler ciddi oranda zaman ve parasal tasarruf sağlamaktadır.

Sayın Başbakan Yardımcım, Saygıdeğer Misafirler,

Kurumumuz idari kayıtların geliştirilmesi için de büyük bir çaba göstermektedir. Hepimizin de bildiği gibi bunun en somut örneği Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’dir.
Nüfus sayımları ülkelerin en temel veri kaynaklarının başında gelmektedir. İstatistiklerin ve göstergelerin büyük çoğunluğu nüfusa oranlanarak hesaplandığı için, nüfus sayısındaki bir hata, diğer tüm istatistiklerin kalitesini olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle nüfusun doğru tespit edilmesi oldukça önemlidir.

Nüfus hareketliliğinin her an güncel olarak, ayrıntılı bir şekilde elde edilmesi ile mikro düzeyde yapılacak her türlü çalışmada hedef kitlenin özelliklerinin ve adres bilgilerinin belirlenmesinde Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminin istatistik alanında yapılan çalışmalara en önemli katkılarıdır.

Bu yeni sistem sayesinde, vatandaşlarımıza daha kaliteli hizmet sunulması için güçlü bir bilgi altyapısı kurulmuş ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir.

Değerli Katılımcılar,

1990 yılından bu yana her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen ve bu yılda 17’incisi yapılacak olan İstatistik Araştırma Sempozyumu, sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurumlarının ve üniversitelerin desteği ile gerçekleştirilmektedir.

Sempozyumda, sunucu veya dinleyici olarak, sempozyumun gerçekleştiği TÜİK merkez binasına gelinmesine gerek kalmadan, TÜİK’in 25 bölge müdürlüğünün herhangi birinden video-konferans yoluyla hem bildirili hem de dinleyici olarak katılmaları sağlanmaktadır.

Bu yıl ilk defa, Sempozyum video-konferans sisteminin yanı sıra, internet aracılıyla web sayfamızdan canlı olarak yayınlanmaktadır.

İstatistik Araştırma Sempozyumu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun yürüttüğü çalışmaların akademik çevrelerle ve ilgili araştırmacılarla paylaşılması açısından önemli bir imkan sağlamaktadır.

Uzmanlarımız sempozyumda sunulan bildirileri dikkatle izleyerek, Kurum çalışmalarına katkı sağlayabilecek yeni metot ve yaklaşımları yakından takip etmektedirler.

Sempozyumun başarılı geçeceğine, istatistik camiasına önemli katkılar yapacağına inancımı belirterek, Sempozyumun gerçekleştirilmesinde katkısı bulunan herkese ve bizi onurlandıran tüm katılımcılara Kurumum adına teşekkür eder, saygılar sunarım.