İstatistik ve Araştırma Camiasının Değerli Mensupları,
Kıymetli katılımcılar, Değerli konuklar,
“16. İstatistik Araştırma Sempozyumu 2007” nedeniyle sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyor ve tüm katılımcılara teşekkürlerimi sunuyorum.
2000’li yıllarda, en büyük zenginliğin bilgi olduğu hepimizin malumudur. Bilgi, ekonomik ve sosyal hayatın başlıca hammaddesi ve en önemli ürünü haline gelmiştir.
Günümüzde, mal ve hizmet üretiminde en iyi verimin alınması, bilginin etkin bir şekilde kullanımını gerektirmektedir. Bu yüzden, artık ekonomileri tanımlamakta “Bilgiye Dayalı Ekonomi”, “Bilgi Ekonomisi” gibi kavramlar kullanılmaya başlanmıştır.
Dünyada her geçen gün daha da belirginlik kazanmakta olan bilgi ekonomisine geçiş süreci, üretimden pazarlamaya kadar bütün ekonomik faaliyet alanlarında yapısal bir dönüşümü gerektirmektedir. Yaşanan bu dönüşüm sürecinde, değişimin en iyi şekilde yönetilmesi, bilgi birikiminin ve üretiminin sağlam temellere dayanması ve güvenilir olmasına bağlıdır.
Bilgi sektöründe oluşan hızlı gelişmeler ise sosyo-ekonomik gelişim sürecinde ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanları etkisi altına almaktadır.
Bu gelişim süreci de tarım toplumu ve sanayi toplumunun ötesinde, üretimin ve verimliliğin artması, bilimde ve teknolojide yeni gelişmelerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır.
Daha çok gelişmiş ülkelerin ulaşmış olduğu bir aşama olan bilgi toplumu düzeyi, gelişmekte olan ülkelerin de süratle ulaşmak için çaba içerisinde oldukları bir aşamadır.
Değerli Konuklar,
Karar alıcı ve yöneticilerin başarılarının arkasında güvenilir verilere dayanarak alınan kararların etkileri açık biçimde görülmektedir.
Aynı şekilde, uygulanmakta olan sosyal ve ekonomik politikaların test edilmesinde istatistiki bilginin de önemi çok büyüktür.
Bu doğrultuda, ülkemizde değişimin en iyi şekilde yönetilmesi ve sosyo-ekonomik gelişmenin izlenmesinde istatistik kavramının önemi tartışılmazdır.
Bu yüzden, öncelikle yapılması gereken şey, verilerin ülkemizin sosyo-ekonomik gelişim sürecinde hangi boyutta ele alındığının bilinmesidir. Böylece; “Biz neredeyiz?”, “Ekonomik ve sosyal verilere göre, üretim gücümüz ve refah düzeyimiz hangi noktada?” gibi soruların cevabının alınması çok büyük önem kazanmıştır.
Son derece öneme haiz olan bilginin, üretilmesi kadar üretilen bu bilgilerin, zamanlı, kapsamlı, güvenilir olması ve hızlı biçimde kullanıcı ve karar alıcılara aktarılması da önemlidir.
Anlaşıldığı üzere; kendimizi sayısal olarak ifade edebilmek, planlama yapabilmek ve sağlıklı kararlar alabilmek için bir çok konuda güncel, kaliteli ve güvenilir istatistik, yani bilgi üretme zaruriyetimiz bulunmaktadır.
Türkiye İstatistik Kurumu, ülkemizin mevcut sosyo-ekonomik göstergelerinin izlenmesi için yoğun bir çalışma içindedir.
Kurum, ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanlardaki gelişmeleri takip etmek ve araştırmaların değerlendirilmesine imkan sağlamak üzere göstergelerin geliştirilmesi için 2006 yılı içinde bir yenilik yapmıştır. Bu yenilik, üretilen resmi istatistiklerin düzenlenmesi çalışmalarını kapsamıştır. Türkiye İstatistik Sisteminin programlı döneme geçişini sağlamak üzere 2007 ile 2011 yılları arasındaki beş yıllık dönemi kapsayan ilk Resmi İstatistik Programı, 2006 yılında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Resmi İstatistik Programı ile istatistik üretim süreçleri için bir çerçeve oluşturulmuş ve hangi resmi istatistiğin kimin tarafından, hangi standartta hazırlanıp, ne zaman, ne şekilde yayımlanacağını belirlenmiştir.
Böylece ulusal ihtiyaçların karşılanmasının yanısıra, uluslararası karşılaştırılabilir veri üretim süreci tüm kurumlarımızın aktif katılımı ile disipline edilmiş ve Avrupa Birliği İstatistik Sistemine uyumun daha kısa sürede sağlanması amaçlanmıştır.
Değerli konuklar,
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 1990 yılından bu yana düzenlenen İstatistik Araştırma Sempozyumları, Kurum’un yürüttüğü çalışmaların akademik çevrelerle ve ilgili araştırmacılarla paylaşılması açısından da önemli bir imkan sağlamaktadır.
Bilim adamlarımızın, araştırmacılarımızın ve uzmanlarımızın yaptıkları çalışmaların bilimsel bir ortamda tartışılması, etkili bir bilgi akışı ve uygulamaya zemin hazırlanmasının hedeflendiği bu sempozyumun verimli geçmesini diler, emeği geçen ve katkıda bulunan herkese teşekkür ederim.