İAS 2006 - TÜİK Başkanı Doç. Dr. Ömer DEMİR'ın Açılış Konuşması

Sayın Bakanım,
Değerli konuklar,
Kıymetli basın mensupları,
Bu salonda ve Türkiye İstatistik Kurumunun 26 Bölge Müdürlüğünde bizi  dinleyen değerli katılımcılar,

15. İstatistik Araştırma Sempozyumu’na hepiniz hoş geldiniz. Ev sahibi olarak sizleri ağarlamaktan büyük mutluluk duyduğumuzu ifade ederek başlamak istiyorum.

Değerli katılımcılar
İstatistik Araştırma Sempozyumu, 15 yıldır düzenli yapılan ve veri üretenler ile kullananları bir araya getiren önemli bir bilimsel platformdur. Bu sürecin başlatan ve düzenli olarak sürdürülmesine katkıda bulunan herkese teşekkür ederim. Siz değerli katılımcıların ilgi ve desteği sürdükçe bu etkinliği, bundan sonra da düzenli olarak yürüteceğiz.

Son iki yıldır Sempozyumun içeriğinde bazı değişiklikler yapıldı. İlk olarak; sempozyumun 9 Mayıs Türkiye İstatistik Gününün de içinde olduğu haftada yapılması kararlaştırılmıştır. Böylece, günü olmasa bile haftası sabitlenmiştir.  Bu sabitleme, benzer içerikli diğer bilimsel kongre veya sempozyumların tarihinin ayarlanmasında kolaylık sağlayacaktır. Her bir sempozyumda bir sonraki yılın sempozyumunun günü de belirlenmektedir.

Bunun sembolik bir anlamı da var. Biliyorsunuz resmi istatistik üreten kurumların en önemli ilkelerinden biri zamanlılıktır. Yani hangi verinin ne zaman üretileceğinin önceden belli olması. Son iki yıldır kurumumuz düzenli olarak ürettiği istatistiklerin yayın takvimini gün ve saat olarak yıl başında açıklamaktadır. Sempozyumda da benzer bir zamanlılık meydana getirdik. 16. İstatistik Araştırma Sempozyumu 10-11 Mayıs 2007 tarihinde yapılacaktır. Hepinizi şimdiden davet ediyoruz.

Sempozyum ile ilgili ikinci yenilik, sempozyum sırasında yapılan sunum ve tartışmaların resmi istatistiklerin geliştirilmesine daha çok katkı sağlamasını temin amacıyla, her sempozyum için bir ana temanın belirlenmesidir. Bu ana tema belirlemesi, bir yıl önceden araştırmacıların enerjilerini belirli konulara yönlendirme yanında, kurum çalışanlarımızın sempozyumdan daha fazla istifade etmelerini de hedeflemektedir.

Bu yılki ana temamız Veri Kalitesi ve Güvenilirliğidir.  Önümüzdeki  yılın ana teması ise Sosyo-ekonomik Gelişme ve İstatistik olarak belirlenmiştir. Katkılarınızı bekliyoruz. Bu yılki sempozyumumuzun bir diğer yeniliği, sunucu ve dinleyici olarak katılımcılarımızın buraya kadar gelmeye gerek kalmadan, 26 Bölge Müdürlüklerimizin herhangi birinden sempozyuma katılmalarını sağlamaktır. Teknolojik bir engel çıkmazsa bu ilk uygulamanın başarı ve etkinlik düzeyini hep birlikte izleyeceğiz. Umarım size mahçup olmayız.

Değerli Katılımcılar,
Ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduğumuz bu tür toplantıların resmi istatistik üretmekle görevli kurumumuza büyük katkı sağlamasını bekliyoruz. Resmi istatistikleri kullanan ya da şu veya bu gerekçe ile kullanamayan tüm araştırmacıların görüş ve önerilerinden istifade etmek, bilim camiasındaki kuramsal gelişmelerden bundan sonraki çalışmalarımızda destek almak ve bireysel düzeyde ülkemizin araştırmacıları ile potansiyel işgbirliği alanlarını ortaya çıkarmak sempozyumdan beklentilerimiz arasındadır. Katılımcılardan, resmi verilerin kalitesini geliştirmeye yönelik eleştiri ve önerilerini en açık biçimde dile getirmelerini, buna burada yeterince imkan bulamayanların daha sonra bunu bize doğrudan iletmelerini bekliyoruz. Çünkü,  değerli katılımcılar, resmi veriler hepimizin ortak dilidir, son tahlilde anlaşma ve uzlaşma zeminidir. Onlara güveni sağlamak, ortak zemini güçlendirmektir. Bu konuyu bir iki cümle ile biraz açmak isterim. Hepimiz imkanlarımız ölçüsünde soyut ve somut alemler konusunda bilgi sahibi oluruz. Bu tikel bilgiler çoğu zaman hakkında bilgi sahibi olmak istediğimiz bütünün tümünü, bütün ayrıntılarıyla kapsayamaz. Parçasını farklı farklı gözlemleyen insanların bütün hakkındaki bilgileri, dolayısıyla o bilgiye dayalı olarak oluşan kanaat ve tutumlarının da farklı olması gayet normaldir.

Bilimsel metodlar ile elde edilen güvenilir veriler, bu farklı bireysel bilgi ve tutumların kritize edilebileceği, uzlaşma zemininin oluşturulabileceği ortak zemini oluşturur. Farklı yerlerden baksak da baktığımız şeyin aynı şey olup olmadığını bilmenin başka bir yolu da yoktur. Başka bir deyişle, bireysel kanaatler başka bireysel kaatlerle yarıştırılabilir ama araştırma sonuçları, bireysel kanatlerle değil, yine başka bilimsel araştırma sonuçları ile karşılaştırılabilirler. Çünkü, eğer bireysel algı, muhakeme veya gözlemlere dayalı olarak kazanılan bilgiler, gerçekliğin tümü konusunda nesnel bilgi edinmek için yeterli olsaydı, araştırmaya gerek duymaz, bunca metodolojiyi icat etmezdik. Bugün dünyayı birbirinden çok farklı okuyanları, güvenilir veriler dışında bir ortak zemine taşımak oldukça zordur.

Bu, işin sosyal veya politik değil, epistemolojik boyutudur. Yani “gerçeği” resmeden güvenilir verilere rağmen insanlar aynı konuda uzlaşmayabilir, farklı saiklerle kendi bildiklerinde diretebilirler. Bu noktadan sonra kuşkusuz diğer mekanizmalar devreye girer. Ama “gerçek nedir” kaygısı taşıyanların bu ihtiyacını karşılamak da ancak güvenilir verilerle sağlanabilir. İnsanlar arasındaki iletişimin bu boyutunu güçlendirmek, bilim camiasının en temel sorumluluklarından biridir. Bu nedenle buna “epistemolojik” diyorum.

Kurumumuzun ürettiği resmi verilerin her türlü eleştiriye tabi tutulması gayet normaldir. Ancak verilere idari müdahale iması taşıyan görüşleri bir eleştiri değil, itham olarak değerlendirmek mümkündür ve bunu bilimsel değil hukuki platformlarda ele almak gerekir.

Değerli katılımcılar
Bütün bilimsel platformların değerini, kuşkusuz orada üretilen bilgiler belirler. Bizim o platformları yüceltmemizin etkisi sınırlıdır. Bilim camiası olarak bunun farkında olmalıyız. Bazen bu değerin takdir edilmesinde zaman farkı olabilir. Bilimsel üretimin ilgili camiada veya yaygın toplumsal kesimler üzerindeki etkisi, bilginin üretilmesinden çok sonraları gerçekleşebilir. Bu yüzden, somutluk çağrısı yaparken bilimsel çalışmalara hemen sonuç almak amacıyla ve çok pragmatist bir gözle bakmamalıyız. Bilimsel üretimin sonuçları, bizim öngördüğümüzden çok sonra ortaya çıkabilir. Dolayısıyla bu gibi sempozyumların somut sonuçlarının bir kısım hemen, bir kısmı da zamanla ortaya çıkacaktır. Burada ortaya çıkacak her katkının, bugün veya yarın mutlaka karşılık bulacağını umuyorum. Bu inancı taşıyor burada katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum.

Burada özellikle Sempozyum Düzenleme Kurulunda yer alan değerli akademisyenlere, Kurum ve Dernek temsilcilerine, ayrıca maddi katkıları nedeniyle TOBB ve Merkez Bankası yetkililerine özellikle teşekkür ederim. Sempozyum editörümüz Sayın Prof. Dr. Reşat Kasap hocanın katkıları önümüzdeki yıl da devam edecek, ona da huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Son olarak, bugün uzun zamandır üzerinde çalıştığımız yeni web sayfamız da hizmete açılmıştır. Sayfamızı gezmenizi ve ihtiyaçlarınızı karşılama düzeyi ile ilgili her bir başlığın altındaki öneri butonuyla bize iletmenizi bekliyoruz. Şuanki sayfamız, arzuladıklarımızın sadece bir kısmını kapsıyor, daha çok bilgiyi daha kolay ulaşılır biçimde tüm kullanıcılara eş zamanlı olarak sunma konusundaki çabalarımız hız kesmeden sürecektir.

Bizi onurlandıran tüm katılımcılara Kurumum adına tekrar teşekkür ediyorum.