Tarihçe

Avrupa Birliği’nin (AB) tüm üye ülkeleri istatistiksel amaçlarla iş kayıtları tutmaktadır. İK, Gayri Safi Yurtiçi Hâsılası’na ekonomik faaliyetleriyle katkıda bulunan girişimlerin, diğer organizasyonların veya birimlerin listeleri anlamını taşır. Bu birimler, kendi tüketimleri için veya başka birimlerin tüketimi için mal ve hizmet üretmek amacıyla toprak, emek, sermaye mal ve hizmetleri içeren kaynakların kullanımı üzerinde kontrol görevi olanlar olarak tanımlanabilir.

AB’nin tüm üye ülkelerinde, iş kayıtlarının mevcudiyeti hem kısa dönemli hem de yapısal ekonomik gelişmelerin göstergelerini sağlamak için gerekli istatistiklerin derlenmesi açısından çok büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, İş Kayıtları Sistemi’nde yer alan birimlerin tanımı, kapsamı, güncelleme kaynağı ve sıklığı gibi konularda ortak bir metodoloji benimsenmesi zorunludur. Bu durum, karşılaştırılabilir iş istatistiklerinin elde edilebilmesini sağlamaktadır.

Bu amaçla, AB standartlarıyla uyumlu tanımlara sahip ulusal bir İş Kayıtları Sistemi’nin kurulması hedefiyle, 2002 Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı sonuçları ile birlikte, işletmelere ilişkin bilgileri tutan kurum ve kuruluşların kayıtları incelenmiştir. Bunun sonucunda, Gelir İdaresi Başkanlığı Sicil Kayıtları’nın gerek birim tanımı, gerek kapsamı, gerekse de tutulan bilgi çeşitliliği bakımından en uygun idari kayıt olduğu tespit edilmiş ve 2004 yılından itibaren idari kayıtlara dayalı İş Kayıtları Sistemi kurulması söz konusu olabilmiştir. Sistemin yıllar içinde gelişimi ile birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu, Esnaf Bilgi Sistemi, Sanayi Sicil Kayıtları, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği vb. kuruluş kayıtlarının sisteme entegrasyonu çalışması da başlamış, sistemin ana kaynakları olarak kalite artırımında önemli rol oynamaları sağlanmıştır.

Yukarı